"kalbim kalbim kalbim
dayanmak artik kolay degil
birakacak gibisin yari yolda
kalbim...
sevdim olmadi
bir dunya istedim kardesçe olamadi
kalbim kalbim kalbim
birakacak gibisin yari yolda kalbim......" fikret kizilok
ve atan kalbim.. tik tak atan kalbim. tekleyen, bi seylere yetismeye çalisan, o yuzden hizli hileli atan kalbim.
30 Nisan, 2009
YAAAAA NE BİÇİİİİMMM
Ya eskiden birileri bana bisiler yaziyomus, okudum gordum, yalan, ruya degil.
ne biçim olmus ben yazmayi uzuun uzun erteleyince.. kimse beni okumaz dinlemez olmus.
Sapiklarim, adsizlarim falan varmis, bu sanal dunyayla bi baglantim varmis. seviyomusum herhald o baglantiyi.
Yazmaktan sogutanlar da olmus ama b.k yesinlermis.
Yazsana bana seçkin:)
Ne fena..
22 Nisan, 2009
YETER ARTIKIN
Dilay, anlat derdini kuzum, yok anlatmam, nasilsin canim cigerim, iyiyim iste, anlatsana, yok anlatçak bisey simdi yine soylenmeyim, yok yok anlat askim nasilsin, şöyle böyle, nassi yani, pek iyi degilim aslinda, hadi ya neyin var, ya iste boktan isler, ne oldu.....
dilay anlatir..
digeri: ay şöylesin ay böylesin
dilay: evet biliyorum ama aslinda öyle degil tam olarak
digeri: yok yok şöylesin böylesin sen ama
dilay: yani evet ama aslinda sen şunu bunu gözönüne alm.. (cümlesini tamamlasa bari)
digeri: yoook yok sen yine de hem şöyle hem böylesin
dilay: hmmm
digeri: yani kabul et iste oylesin
dilay: tamam
digeri: yani soyle boylesin
dilay: haklisin
digeri dusunur... dilay'in yardima ihtiyaci vardir, zayiftir, hakkini korusun yaw der.
dilay dusunur... bu ne yaw, haklisin demesem daha ne kadar surecektir, insanlar ne tuhaftir, ne oyleyim ne boyleyimdir, yorulur.
digeri uyur..
dilay, agza alinmayacak kufurler savura savura içer...
ve bu gunluk bi hikayedir, her an basina gelebilir... gelir.. ve o kisiler bir an olsun lan ne yaptim ben yahu demezler.
Insanlarin hakli olmaya ihtiyaci vardir,
dilayin yasamisligi yok olur..
dunya kendi etrafinda doner.
18 Nisan, 2009
KISA
oysa ben bunu çok insanca buluyorum. Birinden vazgeçememeyi..
Dogal ve de zorlamadan.. zorlanmadan.. olasi.. ama tuhaf karsilanabiliyo tabi.
"ve insanlar birazcik vefasiz... biraz da unutkan.. ve aptal.. aptal.."
demis yok Sokrates degil Yasemin Mori
vefasizla unutkanin yerini degistiriyo ikincisinde ama aptali oldugu yerde birakiyo:)
14 Nisan, 2009
MANQUE
Bir biram (25cl'lik) ve iki sigaram var, saat 02:29.
Gerginim.
çozum uretmeye çalisiyorum.
dolapta biseyler var, yemek yiyebilirim ama o zaman da sigara içmek isticem.
bunu okurken siz bu sureç bitmis olcak.
ne saçma o zaman.
19 Mart, 2009
yaprak DOLMASI
Eskiden hep annemin dolmalarini çalardim (annem sarma demez yaprak da olsa dolma der) bu gece kendiminkileri çaldim. Sarma zordur ya çocuklarin zirt pirt atistirmasina karsi korunur. Gizlice dolap açilir herkes tv karsisindayken (yemekten iki saat falan sonra) ya da gece içki sonrasi, ve etli zeytinyagli demeden soguk soguk mideye gum gum indirilir:)
Kendimi kendi dolmalarimi çalarken yakaladim bu gece, bilgisayari kapatmis yatiyodum, dolaba bisey kaldirirken tencereyi gordum, kapagini açip buz gibi sarmalari tikistirdim agzima eski aliskanlikla:) çis yaptim yatçam ya, ellerimi yikadim aynen dolaba donup bi iki daha tikistirdim. Yazasim geldi sonra. Bi tabak aldim, 4 tane koydum tabaga iri iri sarilmislarindan, yine bilgisayar açilmadan yuttum hepsini, aliskanlik iste:))
Halbuki sararken bu aksam farketmistim ki o kadar da buyutulecek bisey yoktu (her sardigimda aslinda farkediyorum çok da buyutulecek bisey olmadigini), koskoca bi tencere 3 kat yapragi bir saatte sariveriyosun. Içini hazirlamak mesele ama elimde olçulu hiç bi tarif olmaksizin her seferinde tadi tuzu yerinde mis gibi dolmalar sariyorum epeydir, sararken hosuma gitmiyo kalin geliyolar ama pisince dipdiri oluyolar;) Yoann "aaa ne guzel olmus" demiyo, sinirleniyorum, ben sinirlenince o da her yaptigin yemek o kadar guzel oluyo ki her seferinde demeyi unutuyorum diyo, ben de yiyorum:)) yine de sarmalar arada sirada yapiliyo, kocam (kocam???) da babam gibi sigara boregi falan seviyo (o da benim suçum yapmasam adam nerden bilcek sigara boregini) haa bi de patlican kebabi var ki ogrendigi ilk turkçe kelimeleri kapsiyo! ve ben nefret ediyorum patlican kizartmaktan..
iyice anneme benzemekten korktum bak simdi bu yaziyi okuyunca!!!!
ama yok yok ben buharda brokoli, haslanmis enginar, ispanak salatasi falan da yapiyorum siksik:)
13 Mart, 2009
YESIL
Yesili sevmem aslinda. yani yesili severim ama kullanmayi sevmem; kendi ustumde, kendi evimde falan..
Yesil yaptim duvarimi çunku sevmedigimden daha once kullanmamisim; yani yesillerde kaybolan yazim yoook:)
umarim:)
Yesil yaptim duvarimi çunku sevmedigimden daha once kullanmamisim; yani yesillerde kaybolan yazim yoook:)
umarim:)
19 Şubat, 2009
NE BIÇIM
Yaa ben kokoreç yemek istiyorum ya ,delirtirler adami bu saatte!
Hem kuru kokoreç hem de domateslisini istiyorum.
Lutfen iki yarim aliyim ben valla hepsini yicem, bi kuru bi domatesli. Bi Ramazan abi vardi Eskisehir'de bi de yasli bi amca vardi kuru yapan, himm bi de Berkant var
Ankara'da. Bi de Istanbul sokak kokoreççileri var. Bi de Bambi kokoreçi var.
Ne bileyim karar vermek istemiyorum su an, hepsinden birer yarim alsam (çeyrek kurtarmaz:)
Valla bak biraksan hepsini yutarim simdi delirdim.
Bak bak valla bi gecede 3 kilo da alabilirim yani umrumda degil....
ko-ko-reç koko koko
ko-ko-reç sensiz olmaz..
Bu sittigimin ulkesinden sadece kokoreç yapmadiklari için bile nefret edebilirim! yiyolar yemesine bagirsagi ama kokoreç olunca dert oluyo .mina koyiim!!!!!!!
yaaa kokoreç sensiz olmaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaazzzzzzzzzzzzzzz.
bana kokoreç yollasana hath bakalim:)
neyse gelcem yakinda isallah, her ogun iskembe, kokoreç yicem!!!!! bu ne ya hapis gibi.............
16 Şubat, 2009
MAKARNANIN KENDISI
Dun makarna yaptim, hayir salçali falan degil makarnanin kendisini yaptim. Sevinçten aglicaktim (ilk ekmek yaptigimda da boyle olmustu, yok hatta o daha yogundu). Ana besin maddesini kendisi yapabiliyo olmak çok mutlu ediyomus insani:)
Evet evet yaptim; unla yumurtayi karistirdim, bi saat dolapta beklettim (meraklisina her yuz gram una bir yumurta seklinde olçuleri*) streç filme sarip. Sonra bi guzel açtim sapsari guzel mi guzel hamurumu, sonra da bi guzel kestim (onun da bi teknigi var ama çok kolay). Kaynar suda pisirdim taze taze, sonra da krema, somon fume ve limondan olusan sosumu kattim. Yerken kendimizden geçtik, çokça yaptim ki yarisini derin dondurucuya attim:)
Evet kuçuk seylerle mutlu olabiliyorum ben aslinda gorundugumun aksine.
Asçilik maceram hersey yolunda giderse 2 ay sonra baslayacak.
Sinema yapmak bi hayaldi sanirim ben de once en iyi bildigim sey olan yemek yapmaya karar verdim, sonra belki film de yaparim. Biliyorum ki bu meslek seçimi hayatim boyunca fazla kilolarima "zoom"yapilmasina neden olacak ve de kotu yemek yapmaya hiç hakkim olmayacak yakinlarima (musteriye zaten olmaz) ama olsun en azindan 10 yil gecikmeli de olsa ne yapmak istedigime karar verdim (insanlari 18 yasinda bi meslek seçmeye zorlamalari ne kadar absurd bisey).
E tabi simdi bi sinavlardan, psikologla gorusmelerden falan geçicem. Yani umarim geçebilcem:)
Olursa, 8 ay bi asçilik okuluna gidicem. Ilk randevum haftaya pazartesi! çok heyecanli:)))
*Ilgilenen olursa tarifi tam veririm, bir iki puf noktasi var, un seçimi gibi.
07 Şubat, 2009
LUCIE
Bazen bir tek insan, bir tek gulucuk, bir damla gozyasi yetiyormus o asla degismeyecegini sandigimiz "sey" i degistirmeye(Unutmustum, hatirlattigin için tesekkurler Lucie, mon ange..).
Der ki Sezen "oysa sevgili, bir tek sevgili, nasil da degistirir dunyanin tum gerçegini" (ya da sarkinin soz yazari orasini bilemicem), meger bir tek sevgili degilmis degistiren dunyanin gerçegini.. bir fotograf karsisinda duygulanan bir kadin da degistirebilirmis o hiç degismeyecek olani. "iyi" bir kadin çikarabilirmis elinden simsiki tutup o taaa diplerde olani korkmadan kendini dibe çekmesinden. Evet evet çok duygusalim ve o kadar iyi hissediyorum ki utanmiyorum su anki duygusalligimi oralara buralara yazmaktan.
Bi kizla karsilastim, uç haftadir hayatimda (hayatima kimseyi almamaya karsi azimkar direnisime ragmen), adi Lucie, kocaman masmavi gozleri, gozlerinin altinda yasamisligini gosteren çizgileriyle elimden tuttu, ama simsiki ve bir an olsun birakmadi ve de korkutmadi ve de korkmadi ve de hiç de"civik" olmayan bi samimiyetle gozlerimin içine bakarak o masmavi guzel gozlerinden yaslar akitti. Sende çok dokunakli bisey var dedi, gordu, agladi, kucakladi, tum gucunu bana verdi. Lucie bundan daha iyi bir yaziyi hakediyodu...
Umarim bu bir "tek gun" için bile olsa omrum boyunca sana tesekkur edecek nefesim olur Lucie.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)