22 Mayıs, 2006

TÜRKÜM! ÜSTÜNE Bİ DE MİLLİYETÇİYİM!

Bütün sözlerimi geri alıyorum fransızların milliyetçi olmadıkları, hatta çok hoş, tatlı insanlar olduklarına dair. Fransa'da yaşadığım 9 ay sonunda bu insanların ne kadar çaba harcarlarsa harcasınlar sevimli görünmek için, feci milliyetçi olduklarını anladım.. Bu, Türk kadınlarının kalçalarının büyük olmasına benziyo, genetik bi gerçek sanki istisnaları bırakırsak..

Evet bıktım! Burda sürekli neden kimse beni aşağılamadığı halde kendimi aylardır aşağılık hissettiğimi sormamla başladı gerçeğe erme aşamam. Evet, artık vize problemim yok, bi fransız devlet üniversitesine resmen kabul edildim, resmen fransız bi sevgilim var ve ben deliler gibi dönmek istiyorum artık ülkeme. Çünkü henüz gelişmesini tamamlamadığı ve bu koşullarda asla tamamlayamıcak olduğu için, benim ülkemde hiç bi zaman hayatımızın büyük bi kısmını "ingilizler"den, "ispanyollar"dan, "türkler"den, "togolular"dan, "cezayirliler"den, "araplar"dan, "danimarkalılar"dan bahsederek geçirmiyoruz. Evet, çünkü bizde o kadar çok yabancı yok haklarında atıp tutulcak belki, evet biliriz ki fransızlar dil milliyetçisidir, almanlar çok organizedir, afrikalılar zencidir:), amerikanlar sömürgendir, ruslar soğuktur, çinliler çoktur, japonlar çekik ve küçüktür, ingilizler götlerini açar vs.. Ama biz bunu günün her dakikası konuşmayız.. Ve ne kadar şanslıymışız meğer bunu her dakika konuşmadığımız için..

Ne kadar yorucuymuş meğer bunları konuşmak, işitmek her dakika..
Evet, yoruldum ben bunların milliyetçiliklerinden.. ne saçma tepki lan bu, ne derseniz deyin bende acaip bi tepki oluştu. Geçenlerde kendimi şu şekilde konuşurken yakaladım ve durum vahimdi: Türküm ya var mı işte Türküm, ne yapmamı istiyosun senden kuş uçuşu 2500km uzakta doğdum diye ölüyim mi ( yıllar öncesinde eskişehir sokaklarında bana laf atan iki kıroya, daha ağır bi küfür bulamadığım için "pis türk"diye bağırdığımı unutarak adeta:)

Neymiş efenim, Ermeni problemiymiş, ulan size ne diyesi geliyo insanın di mi? Ama orda duralım lütfen, dünyanın en ihtilalci devletlerinden birindeyiz, Fransa=fikir özgürlüğü. Ve bu sayın ülke şuanda şöyle bi yasa hazırlıyo siz benden iyi bilirsiniz eminim trde daha çok konuşuluyodur, artık ermeni soykırımı yapmadık diyemicekmişiz bu topraklarda, dersek sıçarmışız sonu hapismiş falan da filan da.. Ermeni soykırımı umrumda deil, Türk olmam umrumda deil, evet öldürdük zavallıları ama insanı deli ediyolar, ya siz diyosun doğal olarak bi coşma anında, cezayirlilere faslılara ne yaptınız? hep verilcek komik cevapları var.. saçmasapan! O kadar haklılar ki her zaman, yılıyosun karşılarında konuşmaktan... savaş demek istiyorum savaş.. savaşlar varmış.. herkes birbirini öldürmüş.. normalmiş..masallar gibi..

İçtiğim hiçbi içki şuan bana bunları unutturamıyo (kupaların içine gizlenen yarım bardak altı viski, iki kadeh roze şarabın romantizmi, barda maç izlerken densizce tüketilen yüksek alkollü bira (ingiltere fransa maçı), peynir yeme bahanesiyle içilen kadeh kadeh kırmızı şarap, bir çift kadehin bende yarattığı fetiş ve tek bi kadehin beni ağlatçak kadar hüzünlendirmesi vs..), ne yaşadığım aşk, ne süper başarı kabuledilen bi fransız devlet üniversitesine girme girişimimin cidden başarıyla sonuçlanması, ne şu ana kadar gerçekten hayatta istediğim herşeyi bi şekilde elde etmiş olmam (şansla deil, sikile sikile).. yoruldum ben..

Bu adamlar o kadar milliyetçi ki ve beni o kadar çok türk yaptılar ki yani anlayın artık o derece. Hem türkçemi kaybettim.. tüm imlamı.. üzgünüm, okuma zorluğu çekenlerden afdilerim afdilemenin bile nası yazıldığını unutarak:) Ama fransızlardan daha iyi fransızca yazıyorum o ayrı:) Çünkü bu millet kendi dilini yazmaktan aciz ve bu kesinlikle doğru:) Bi insan kendi dilinde "seni seviyorum"u yanlış yazar mı yahu? Bırak kendi dilini kim "I love you"yu "Je t'aime"i "ich le bedich"i bilmez? Ve benim fransız sevgilim bana "je t'aimeS" yazıyo ve açıklama olarak seni çok seviyorum da ondan sonuna S koydum diyo tüm gülünçlüğüyle:) ve akabinde itiraf ediyo.. neyse, bu bile bi zeka pırıltısı diyerek dilay polyanna rolünü başarıyla tamamlıyo:)
tekrar pardon yazıyı okunmaz kılan imla hataları için ama düzeltecek gücüm yok..

12 Mayıs, 2006

ŞAŞIRDIM

Bugün gönderen kısmında Paris 8 Saint Denis Universite yazan bi zarf aldım. Açtım. İçinden iki parça kağıt çıktı. Kağıtlardan birinin üzerinde ACCEPTE damgası vardı. Şaşırdım.

04 Mayıs, 2006

PARİS.. İLKBAHAR.. AŞK..

Ne kadar da hoş geliyo kulağa öyle di mi? ama o kadar hoş deil her an için:) neyse geçen Armağanıma mesaj atmıştım da hayat ne güsel, köprümdeyim, aşığım, paristeyim, hava güsel içerikli. O da demiş ki: biz filmlerde olur zannederdik hep paris, aşk, ilkbahar:) yok gerşekte de oluyomuş, hatta film gibi oluyomuş:)

şimdi sakın ha aa dilay mutlu yanılgısına kapılmayın. mesajı attıktan 30 dk sonra günüm kabusa dönmeye başladı bile. halim yok anlatçak olanları ama mesela evdekilerin zoruyla tekrar başladığım fransızca kursunda saçmasapan bi olay sonucu, sınıfta "zekiyim ya işte ne var bunda anlaşılmıcak"diye bağırmak suretiyle hocanın iki adım geriye sıçramasına sebep oldum:)) niye yaptığımın hikayesi uzun, sadece çok gerildim herkesin önünde konuşuyo olmaktan ve bi şekilde konuyu kapatmam lazımdı ve sesimi kontrol edemedim ve bağırmış oldum:) sınıftakiler de bi garip oldu, ve ilk günden herkes benden nefret etti. neyse...

sonra dün sevgilimi terkettim mesela.. terkederken de bi kısa film senaryosu oluşturdum: bi bilezik, bi çift el ve bi aşk hikayesi:) olumm var ya patlıcak bu film:p
sevgilim üzüldü terkettiğime ama sarhoşluktan kafası almadı sonra ben de korktum bişi olcak diye çok kötüydü. eve gittim onla. o yattı. ben içtim. sabah da bi güzel telefonumu orda unutup çıktım:) telefon mevzusu dolayısıyla haberleştik tabe. sanki ben terketmedim onu dün.

bi de burda bırakçam çünkü sanki başka biri yazıyo gibi hissediyorum şu an. benden bağımsız. çok ayığım, ondan olabilir mesela:)

bi de sevgilimle barışırsam (birazdan arıcak ve barışcaz:) cumartesi ona rakı sofrası kurcam. yanında neler yapsam meze diye düşünmekteyim, varsa ilginç fikirler, tarifler beklerim (ezme, şakşuka, haydari falan dışında) he ya bi de zeytinyağlı dolmanın içi nası yapılıyodu onu unuttum.