18 Eylül, 2007

ACAİP HAYVANLAR

BU Bİ ŞARKI.GERÇEK.

"incinsen de sözün düzünü diyciyem
acayip hayvanlara benziyirsen

men senin bu emellerine nece dözum
men ne diyim daha sana yoktur sözüm
sır sıfatından su içmeyür gözüm
cinlere şeytanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen

abu ne gafiyedir açıp gelmişsen
gözlerin gene ot saçıp gelmişsen
sanki cehennemden kaçıp gelmişsen
devlere hortlaklara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen

senin başın bedende işkencedir
kenardan bakanlara eğlencedir
boynun büyükse bedenin incedir
armudu ıskanlara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen

incinsen de sözün düzünü diyciyem
acayip hayvanlara benziyirsen

günde bir okka bir iş görebilsen
her gün içirsen sarhoşluk edirsen
gece de eve sürüne sürüne gelirsen
gara sorulcanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen

senin de batıl di oruç namazın
hıçkırırsan tutulmıyor boğazın
mikrofonsuz da gür çıkar avazın
klorak satanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen

senin görünüşün bir ayakşımıdır
alacalı yüzünde şahmatmıdır
bir özüne bir bak başın yuvarlak mıdır
51 ekranlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen

incinsen de sözün düzünü diyciyem
acayip hayvanlara benziyirsen

yüz kiloya yakın garazlaşmışsan
kartlamışsan çok yaramazlaşmışsan
saç kalmayıp başında dazlaşmışsan
kapaksız kazanlara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen

keyfte yiyip şişirmişsen karnını
köfte yiyip şişirmişsen karnını
beleş yiyip şişirmişsen karnını
esnemiş hayvanlara benziyisen
gavlamış hayvanlara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen

ne var sen üstüme mırıldıyırsan
sanki paslanmışsan gırıldıyırsan
sesin de çıkmıyor hırıldıyırsan
benzinsiz çakmaklara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen"

LÜTFEN ÜŞENMEYİP YOUTUBE'DEN KLİBİNİ İZLEYİN. PİŞMAN OLMAYACAKSINIZ.

03 Eylül, 2007

BASKET VE NORMANDIE

İki hafta önce bi basket maçına gittik, evet hayatımda bir ilkti ve hiç bu kadar zevk alabileceğimi düşünmemiştim. Üstelik Tony Parker oynuyodu, hani şu Eva Lingoria'yla evlenen geçenlerde, medyatik bi kişilik olduğu için maç daha da heyecan verici oldu (evet kızlar bağıralım Toniiiiiiiii diye). Aman neyi varmış canım Tony'nin diyen ben hop oturup hop kalktım, bütün basketleri o attı:) yani en azından hiç kaçırmadı, ve her defasında içimden basket demeyi bi borç bildim.
Maç sonrasında elim acıyodu alkışlamaktan ve dizime vurmaktan, yani ben çocuklar gibi şendim geçenlerde bi cumartesi:) Yazıyı da beklettim fotoları da koyarım diye ama ben salak fotoğraf makinamı şarj etmeyi unuttuğum için birlikte gittiğimiz kişilerin fotoları yollamasını bekledim, yollamadılar, sıkıldım yazdım. Tony falan hikaye de pompom kızları göstermek istiyodum aslında:)

Sonra geçen hafta sonu Normandie'ye gittik Yoann'la. Paris'in kuzeybatısında bi yer. Okyanus kenarında. Sular çekildigi için okyanusun tam ortasında fotoğraf çekebildik ama yüzemedik. iki tane şehir gördüm. Biri Deauville, Fransa'nın kumar merkezlerinden biri, bissürü casino vardı ve hayatını pokerle kazanmak istediğine karar veren ben için hoş bi gezi oldu.

Bi de Honfleur diye şirin mi şirin bi şehir. Çok sevdim bi daha gitmek istiyorum.



okyanus ortası
Honfleur
Bisikletler


..ve mangal...

6'sında Türkiye'ye geliyoruz.. Ankara.. güney.. İstanbul..

Arayamadığım olursa mail atsın telefon numarasıyla birlikte, görüşmek isterse tabe..