03 Eylül, 2007

BASKET VE NORMANDIE

İki hafta önce bi basket maçına gittik, evet hayatımda bir ilkti ve hiç bu kadar zevk alabileceğimi düşünmemiştim. Üstelik Tony Parker oynuyodu, hani şu Eva Lingoria'yla evlenen geçenlerde, medyatik bi kişilik olduğu için maç daha da heyecan verici oldu (evet kızlar bağıralım Toniiiiiiiii diye). Aman neyi varmış canım Tony'nin diyen ben hop oturup hop kalktım, bütün basketleri o attı:) yani en azından hiç kaçırmadı, ve her defasında içimden basket demeyi bi borç bildim.
Maç sonrasında elim acıyodu alkışlamaktan ve dizime vurmaktan, yani ben çocuklar gibi şendim geçenlerde bi cumartesi:) Yazıyı da beklettim fotoları da koyarım diye ama ben salak fotoğraf makinamı şarj etmeyi unuttuğum için birlikte gittiğimiz kişilerin fotoları yollamasını bekledim, yollamadılar, sıkıldım yazdım. Tony falan hikaye de pompom kızları göstermek istiyodum aslında:)

Sonra geçen hafta sonu Normandie'ye gittik Yoann'la. Paris'in kuzeybatısında bi yer. Okyanus kenarında. Sular çekildigi için okyanusun tam ortasında fotoğraf çekebildik ama yüzemedik. iki tane şehir gördüm. Biri Deauville, Fransa'nın kumar merkezlerinden biri, bissürü casino vardı ve hayatını pokerle kazanmak istediğine karar veren ben için hoş bi gezi oldu.

Bi de Honfleur diye şirin mi şirin bi şehir. Çok sevdim bi daha gitmek istiyorum.



okyanus ortası
Honfleur
Bisikletler


..ve mangal...

6'sında Türkiye'ye geliyoruz.. Ankara.. güney.. İstanbul..

Arayamadığım olursa mail atsın telefon numarasıyla birlikte, görüşmek isterse tabe..

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Hosgeldinizzzz... Iyi tatiller Dilaycim, hersey cok guzeldi darisi sizin basiniza :P
cok optum ...

Adsız dedi ki...

dilay sen ne zaman donuyordun 25 i miydi???neyse bunu zaten ya ank da ya fransada cevaplarsin:D
rakilari gotur benim icin de
oh ohhhhhhhh yarasin:)
seckin