Eveeet.. döndüm.. her depresyona giren kisinin yapacagi gibi kararlar almam gerekti. Aldim hemen o gerekli kararlari. Aslinda çok da « siçarim lan » diye almadim, açikçasi biraz zorunda kaldim.
Evde isler yolunda gitmiyo pek. Iste itirazim olan “hayatin sillesi” buydu(bi sonraki paragrafta da “hayatin cilvesi”ni görcez). Evet depresyona girdim ve bu seferki beklentim tamamen ilgisiz birakilmakti, yani izin verilmesini istiyodum biraz depresifligime ama verilmedi. Yine zorla uyandirmalar, günün çocuklarla ve telefonda geçmeyen her vaktinin bana nasihat vermek üzere ayrilmasi, az sigara iç, içki hiç içme’ler ve akabinde “bak olmuyo böyle hiiiii”diye tehditlerle beni yola getirmeye çalismalar.. ama bi kere yoldan çikmis ve depresyona girmis olan ben için kirmizi kartlik davranislar.. uyuma, içme, üstüne bi de sigarayi da abarttin bak, erken yat, erken kalk(evet, en dayanilmazi benim için!), oraya buraya git, sunlarla bi görüs.. daha kursum bitmeden kurs falan buldular bana, olay abardi, ben sustum.. her zamanki huyum iste ve içimde büyüttüm de büyüttüm.. kaçmaya basladim.. kaçtikça sorular yagmaya devam etti, “ben yukari çikcam kitap okicam biraz”gibi masum bi cümleye bile “kaç kitap getirdin sen, hala bitiremedin mi”gibi kuskucu yaklasimlar, çikolata yemem karsisinda “hayirdir sen yemezdin hiç çikolata”diye alkolle bagdastirilmaya çalisilan manali bakislar, “oooh iyi bari biz sana her aksam bi kutu çikolata verelim de bu problem kökünden ortadan kalksin”gibi sabrimin son damlasina gelmeme yol açan anlamsiz sakaci zorlamalar(çikolata alkol ne alaka diyenlere? Alkolik insanlarin pek çogu tatli yemez, bünye istemez yani, bilinçli deildir, çikolata de alkolü sevmez zaten, çikolata veya tatli bisey yersen alkol alma istegini bir süreligine erteleyebilirsin, hatta alkolü yeni birakanlara ceplerinde bonbon falan tasimalari önerilir).. resmen aklimin tacize ugradigini hissediyorum su sira, özgürlügümü-ki onu ne kadar kötüye kullanmaya çalisirsam çalisiyim ki bu da tartisilir- iyi niyetli gibi görünmeye çalisarak, belki de olarak, elimden aldiklarini hissediyorum. Evet hala çok iyi insanlar olduklarini düsünüyorum ama ben iyi deilim sorun bu, ben “iyi”deilken üzerimde bu sekilde bi baski kurulmasi beni feci rahatsiz etti iste neyse..
Ama siktiri çekmek yerine “alin lan allah belanizi versin” diyerek kendimi üniversite ve dahi valilik yollarina vurdum.. üniversite basvurulari, hala çikmakta direnen orturma iznim vs için.. evde durmamak için.. ve iste “hayatin cilvesi”ile orda karsilastim:) Üniversite basvurusu için bi dosya alman gerekiyo ilgili üniversitenin yabanci isleriyle ilgilenen bölümünden ve biliyor muydunuz ki bu dosyaya sahip olmak için de bi dosya hazirlamak gerekiyo! Bu dosya sunlari içeriyo; gelmis geçmis diplomalarin, transkriptlerin, hepsinin fr. çevirisi ve noterden onaylatilmis hali, dogum belgen(n. Cüzdani deil ama baska bisey bu) Evet hepsi var bende, hazirlikli gelmistim. Ama bi de sey istiyolar, en az bir yillik oturma izni! Iste bu kisim çok hos. Eylülde geldim ben buraya, vizem 3aylikti hatirlarsaniz, hemen basladik oturma izni islemlerine, ancak kasimda(vizemin bitmesine bir hafta kala) elime tutusturduklari, tamam biz hazirliyoruz oturma iznini sen simdilik polis sorarsa bununla idare etçeksin, kagit sayesinde kalabildim. Herseyim tamam, legal, dosyam ellerinde ama kartim çikmadi iste.. Bunu sormak için valilige gittim, iyi de benim izin nooldu demek için uzun bi bekleyisten sonra kadin bana elimdeki kagidin tarihine bikaç gün kala bi çagri alacagimi söyledi. Tamam. Elimdeki kagidin tarihi 6 subat. Üniversite basvurulari için son tarih 31 ocak! Kadina yani önce olamaz miydi lütfen hani rica etsem çok falan gibi bildigim bütün fr kibarlik, yaltaklanma ve de usandirici israr cumlelerini kurdugum halde, “bekliceksin”dedi, biz seni çagiricaz subatin basinda. Evet iste o sirada valilik koridorlarinda hayatin cilvesiyle gözgöze geldik, nerelerdeydin, özlettin bak kendini dedim sarilarak kendisine.. neyse dedim sonra da napalim döneriz be birlikte, sen nasi olsa beni yalniz birakmican, artik takiliriz birlikte, hadi gel iki tek atalim çikista dediysem de ciddiyetini bozmaktan korkarak istegimi reddetti..
Bi sansim daha var, üniversiteler 3yillik burda, ilgili bölümün yani daha önce okudugun bölümün(onu da trde en az 4sene okumus olman gerekiyo) burdaki üniversitede 3. yilindan baslayabiliyosun. Tabi bu ilk yildan baslamaktan çok daha zor. Bi de DAFL istiyolar tabi, TOEFL’in fransiz versiyonu, toefl la ilgili pek bilgim yok ama bu dafl igrenç kazik bi sinav , yani delicesine makaleler falan yaziyosun, test deil yani hepsini c isaretlesem falan diyemiyosun:) gayet öküzümsü düzeyde fr istiyolar. Bi de daha neler istiyolar bilemiyorum artik dosyada(o dosyaya ulasmak bi olay oldugu için sir gibi saklaniyo:), ve bütün bunlari yaptiginda da kabul edilcen garantisi yok, elime tutusturduklari kagidin altinda söyle not düsmüsler; yukarda adi geçen bölümlere yapilan basvurularin çok azinin kabul edildigini bilmenizi isteriz(yukardaki bölümler de sunlar: sinema, medya bilmem ne, iletisim ve bisey daha), çok kibar bu fransizlar be:) ve diplomam sinema tv diplomasi oldugu için baska bi bölüme de basvuramiyorum 3.yildan.. bilmem anlatabildim mi yeterince açik bu absürd durumu.
Denicem.. evet o sinava da gircem, o dosyayi da alcam, herbiseyi yapçam.. ama.. ama olmazsa da artik kasamicam galiba.. zaten kascak bi durum da kalmiyo ortada, fransa topraklarinda bebek yapmak ya da evlenmek disinda ki ne bebek ne de evlilik fikrine feci uzak oldugumu varsayarsak.. seneye deneyebilirsin diyenlere de(yani hala kasmaya çalisan iç sesime), seneye artik en az bir senelik oturma iznim oluyo olmicak, au pairlik süresi maksimum 18ay oldugundan, ayrica hadi ona da oldu dedik, seneye basvurumu yapçam ondan sonraki sene okumak için, sonra okicam en az bi sene(ki ünv. Mezunu olmak pek vasif deil burda, en azindan bi sene master falan istiyolar derken ben otuz yasina gelmis olcam, o saatten sonra da hadi yürümüyo olursa napalim artik en azindan fr. ögrendim, gezdim, gördüm, peynir yedim avuntusuyla yurda dönüp is aricak yüzüm pek olmaz sanirim..
Böyle iste, yani temmuzda kesin dönüs yapabilirim, bu da temmuza kadar gelemicem anlamina geliyo. Bi yandan da acaip rahatladim bu kararlari alirken, yani kararlar kendilerini alirken, hakkaten yapabilcegim bisey yok.. donüs fikri bi canavarken sevimlilesmeye basladi aniden:) insanoglu degil miyiz iste herseyden bi umut, bi sevinç çikariyoruz(din örtmenim ya da leo buscaglia-böyle mi yazilirdi- gibi hissettim kendimi:)
Bi dahaki bölüm dilay firarda 2 olcak isallah, ispanya maceralarimi anlatçam biraz, onlar da yazik içime öyle tikilip kaldilar.