12 Eylül, 2009

ADEM

Adem'i ozluyorum.
Onun beni sevme biçimini. Shell'de içtigim sigaralari, ismarlanan ve asla içmedigim çaylari (ben çay içmem, yesil olur ama siyah çay içmem, sevmem), koca elleri olan adamin bana kuçucuk sayfalara dev gibi siirler yazmasini, erkeklige bok surdurmeyi goze ala ala hem de..
O, erkekligine asla laf ettirmeyecek gecekondu çocugunun (durum açiklama sifati bu, kuçumseme, sosyal statu bildirme sifatlarindan bin yil uzak) gozlerimin içinde kalan gozyasini.. parmaklarim dolma gibi dedim diye bana kocaman bi çember yuzuk alisini bilmem ne pazarindan. Hani saf, salak bi adam olusunu degil asla ki Adem asla saf, salak bi oglan degildi. Beni ne guzel sevdi.. sevmeyi birak, ne de guzel korurdu..
Hala ozluyorum onu, ya da sevgisini.. soruyorum kendime biri daha "bi"tane daha beni oyle koruyan olur mu?
Adem, sevdi mi tam seven erkeklerdendi, etegimin ucuna top degse (ortaokul lise zamanlari tabi) ortaligi birbirine katan cinsten.
Adem, bos bi adam degildi butun bu meziyetlerinin yani sira. Bedeni buyuk, kafasi kuçuk biri degildi.
Ama en onemlisi Adem beni hep korurdu.. herseyden... kendimden bile, kendi uzuntumden...........

5 yorum:

ezgişirin dedi ki...

ne kadar güzelmiş. çok da güzel yazmışsın.

bi dilay dedi ki...

guzeldi ya canim...

Adsız dedi ki...

adem kimdi?
unuttum.
neyse
şimdi okullu olduk...sınıfları doldurduk:)diyecektim ben:)öptüm fıstık.

bi dilay dedi ki...

ortaokuldan bi arkadasimdi.
Sagol sarki için:)

bacak dedi ki...

yaşla ilgilidir belki, ben de sevdim mi tam seven erkeklerdendim o yıllarda. malum :)