24 Şubat, 2006

HONTE

herkes gibi olmak istiyorum kimse gibi olmak istemiyorum bu blog saçmalığına bi son vermek istiyorum "sevin beni, daha çok sevin"diye bağırmak istiyorum aslında kimsenin şefkatine ihtiyacım yok anneminkinden başka korkunç rüyalar görüyorum kimileri bunlara kabus diyo ama ben diyemiyorum çünkü başka türlüsünü bilmiyorum ben hep onları görüyorum altı aydır sevdiğim kimseyi görmedim korkuyorum hepsini görmekten küçük kağıtlara küçük notlar alıyorum hangilerini aynı anda görüp zaman tasarrufu yapabilirim diye evet diyorum bu blog saçmalığına bi son vermeliyim hem yoruldum bu klavye değiştirme işinden de bi yandan moleskinoya yazılar yazayım beni ciddiye alsınlar istiyorum ama virgüllerimden parantezlerimden vazgeçmem icabediyo niye diyorum kim için ne için ciddiye alınmak için kendim olmadan ciddiye alınma fikri kanımı donduruyo ama iki dakka sonra ciddiye alınmama fikri daha da dondurucu oluyo planlar yapıyorum zorluyorum kendimi hadi şunu da yap bunu da yap diye yıllar akıp gidiyo bi bok yemem lazım kendi kendime sanatçı olamam:) sanat için sanat bokum için sanat ama üretmek lazım kendimi yiyip bitirererek aslında üretiyorum ama göstermek lazım di mi illa ki kimse seni keşfetmicek dilay buna alışman lazım
çok az kaldı 25 olcam hızlı yaşa daha da hızlı ve hiç ölme hep ölmek iste ama hiç öleme ekini görüyorum günde bin kere gecede 3kere en az ekin intihar ediyo herşeyin tüm sorumlusu ben mişim oysa biliyorum ki ben kimsenin hayatında bi bok olamadim ağlıyorum bernadette bile evlendi diye hem isyan ediyorum hem de onun o mutlu halini gördükçe içim acıyo çünkü aslında içten içe inanmıyorum mutluluğuna ama bernadette madame oldu oysa gün içinde insanların bana madame demeleri de kanıma dokunuyo hayır hayır matmazelim ben hayır ben kadın deilim ben özgürüm daha istemiyorum trye gitmek ne de burda kalmak ama oraya gidip tekrar tekrar.........
trye gelceimi ilk haber verdiğim kişiden ali eski sevgilim olur sevgilim bile olmaz hiçbişeyim olur aslında aldığım ilk cevap beni nası da üzdü bişi bişi kardeşim demiş bana oysa biz herşeyi çözmüştük hani aramızda hani gerçekten kardeş olmuştuk niye korkuyosun ben daha birinin ırzına geçcek kadar büyümedim oysa
ben erkek olmadım hiç
viskinin tadından sıkıldım
bu blogtan da
sarhoş bile deilim üstelik artık sarhoş olduğumu anlıcak imkanım bile çok olmuyo açıkçası ben aylardır yalnız içiyorum aslında yıllardır hiçbişey öğretmedi bu hayat bana bunca yıl yaşadım bi sik öğrenmedim inanır mısın ve bi türlü ölemedim asıl canımı sıkan bu sanırım takvimimde içmediğim günleri çarpılamaya başladığımda lise birdeydim lise iki de içtiğim günleri çarpılamaya başladım daha çok hoşuma gidiyodu çünkü çarpılar görmek ve lise üçte deildim sanırım çarpılama olayını bıraktığımda şu sıralar yine böyle bi heves geldi içime ama yapmıcam keşke bi imkanı bi yolu yordamı olabilseydi ne kadar sıkıldığımı anlatabilmenin ama yok dünyanın öteki ucunda bile asla bırakmıcak seni yalnızlığın aslında ben hep böyle deildim herkesin bildiği ve hiç kimsenin bilmediği o hikayeye gelcek olursak evet 3E hikayesi...
ben bendim kendimdim hep böyle mutsuz memnuniyetsizdim hayatın daha bana neler getirceğini daha doğrusu neler götürceini bilmeden
evşen diye bi hatun vardı evlere şenlikti ev arkadaşımdı ama daha çok benim arkadaşımdı bissürü yıllardır kızıp kızıp kendisine içten içe sonra ağlardım ben ne kadar kötü bi insanım diye önce o gitti muhteşem sevgilisiyle sıçtıktan sonra sifonu çekmekten aciz bu makarna da sana benzemiş diye tabağı fırlatan sevgilisiyle hayatımda gördüğüm en hayvan insanla sanırım ama evşen hayvanları çok severdi
ersun vardı aman da amandı pek sevdik hep birlikte kendisini nası da tatlıydı o öyle sevgilimdi herşeyim olcak kadar sevdiğimdi annem kazaklar ördü ona ben bereler atkılar hayvanlar gibi kilo bile aldı yanımda uzattığım bir dilim sucuklu elimi ittiği günleri unutursak sonra o gitti onun daha çok gitmesi gerekti canımı yaktı beni iki can yaptı sonrada daha da istedi de istedi sonra gitti ama birilerini yollasak da öyle de gidilmez ki evşenin gidişini daha ben bastıramamışken gitti hem gitti hem de aşık oldu hemen üstüne sonra da bi de bana dedi aşığım dedi seviyorum rahat bırak bizi....... biz ne çabuk de-ğişmişti oysa az önce bendim bağrındığı aşığım diye bize ne olmuştu dağa kaçmıştı:)
sonra da ekin gitti......... ersunun acılarını konuştuğumuz sıralarda... ekin herşeydi ekin dilaydı ekin "bir" taneydi yeri hiiiiç doldurulamazdı hiiiiç de doldurulmaya çalışılmadı
ekin giderken bencilsin dedi de başka bişey demedi
bencil miyim...... bencilmişim...... o öyle dedi o dediyse öyledir ben bencilimdir ve dahi ben yalan bütün dünya doğrudur

sonra dilay fransaya geldi unuturum diye ohh işte hepinizi bıraktım diye unuturum sandı ama işte noktasız virgülsüz sıkılıp kimsenin okumıcağını düşündüğü bi yazıda hepsi hortladı evet hortladı üzgünüm daha şirin edebi kelimeler bulamıyorum ben
ve evet ben bigün çok ünlü olcam(yutkun) ve herkes utancak bana yaptıklarından!(küçük emrah hırsı)
o filmde adınız geçmicek hatta teşekkürler de bile hıhaahıaaahıaaaa(cadı gülmesi)
utanç duyuyorum
"honte"fransızcası
hem trçe hem fr utanıyorum
kahretsin utanç duyuyorum tüm bunları yaşamış ve yarım yamalak yazmış olmaktan.............................

10 yorum:

Güray Onok dedi ki...

Dilay'cım o kadar çok içip sıçmışlığımız yoktur ama ben bile senin küçümsenmeyecek,ciddiye alınması gereken biri olduğunu biliyorum.Hemen bir şeyler yapma telaşından kurtul bence.Yaşama sanatıyla uğraş önce gerisi mutlaka gelir,bazen uzun ve acılı bir süreç olsa da...bu blog işlerini de bırakma lütfen.senin yazdıklarını okumaktan keyif alan insanlara haksızlık yapma...

Güray Onok dedi ki...

'yaa, beni tanımadığınıza yanın siz.'diyor E.Ş. Hepimiz bunu söylemeyi hakediyoruz bence.Kimsenin umursamadığı,kendini zavallı sandığı için zavallılaşan,biz hastalıklı ruhlar...

bi dilay dedi ki...

çok sağol Güray.. biliyosun aslında daha fazlasına ihitiyacım olmadı hiç, sadece "ben"im de olduğumu, "var"olduğumu hissetmek istememin zavallı çırpınışları.. evet kendime çok acıyorum ben sorun bu galiba:) Cannes film festivali 1.lik ödülünü kaptığımda yapacağım teşekkür konuşmasında sana da yer vericem:))

Güray Onok dedi ki...

çok çok teşekkür...olur da o konuşmada adımı duymazsam cümle aleme ifşa edeceğim bu yazdıklarını:)

Adsız dedi ki...

oksijen biraz

Adsız dedi ki...

Seviyorum seni.. Yaninda olamasam da acini SIKINTINI paylasamasamda goz goze.. Burda o 'rahat' gogsum hep hazir basini tasimaya. Cok unlu olmana da gerek yok ben goruyorum gozlerinde ver her hareketinde yasamisligini-sanatini ama istersen ol bak egleniriz, kiyafet seceriz heyecanla gala ve festivaller icin.
NOT: Bu arda su ismi berna'yla baslayan ben diilim di?
opucuk tatli yanaklara..

bi dilay dedi ki...

sevgili pirna'm biliyorum ordasın hep.. ama biraz uzak değil mi orası:( çok teşekkür ederim tüm dediklerine, kendini ilgi bekleyen "küçük, lanet olasıca ve kaprisli"bi kız çocuğu gibi hissettim (o tırnak içinin de bana söylenmişliği vardır).. canımsın.. biliyosun sen zaten..
sayın layne, fotoğrafınızla bloguma ve özellikle bu son yazıma iyice bi bunalım havası getirdiniz,taş olduk şimdi, teşekkürler:) bu arada bana oralardan bi kavanoza doldurup oksijen yollayabilirseniz ne kadar da minnettar kalırım , nitekim burdakilerin hepsini birileri içine çekmiş bana kalmamış gibi..

Adsız dedi ki...

benim kavanozlarım kırık uzun zamandır...

i am a bird now dedi ki...

3E ye koyim sana bişi olmasın :)
yeter artık kurtul şu hayaletlerden. seni,hala onlar için üzülürken görmek istemiyorum anladın mı.

bi dilay dedi ki...

yok yok merak etme 14ünde randevum var doktorla, aldırcam beynimin o bölümünü. biliyosun gavur yapar:)