28 Mayıs, 2007

RESIM






ben artik resim de çiziyorum ve onlari gururla sergiliyorum:)

27 Mayıs, 2007

ZAMAN GEçTI

Nooldu len benim bu bloga ? Ne kadar yorulmus olabilirim yazmaktan. Turkiyeye gittim geldim, guzel geçti hem de çok bi sahane (fotograflarim var, kanit niyetine :)























01 Nisan, 2007

TURKIYEYE GIDIYORUM BEN

Biz çarsamba gunu benim sevgili ulkeme gidiyoruz. mail attim bissuru birilerine tel nomu falan biraktim, eger dusunemedigim olduysa blogumu okuyan ve bana bi sekil ulasmak isteyen mail ativersin.
gerginim..
ailem gergin.. tatil deil sanki amina koyyim iskenceye gidiyorum. malum gavur sevgili hadisesi.. heyecanlilar aslinda sadece ama ben sanki nankorum.. neyse keyfim yok.
heyecandan midem bulaniyo.
gelince yazarim artik..

23 Mart, 2007

HÖ

eski yazılarımı okudum. başka birini okuyomuş gibi oldum. sevdiğim bi yazarı.. ahh ben de keşke böyle yazabilsem dedim sanki bazı yazılarımda kendimin yazdığını ciddi ciddi unutup ya da unutmadığımda çalmışsındır len sen bunu bi yerlerden suçlamasında bulundum sanki.. hayır çalmadım. hepsini ben yazdım. ama artık yazamıyorum. belki geri gelir bigün. kelimelerimin içi boşboş. kafamda da boklar dolaşıyo sayın özgür'ün yıllar önce demiş olduğu gibi..

11 Mart, 2007

ONCE FOTOGRAFLAR KONUSSUN



































































PIRNA HANIM NIREYE?

Efenim fotograflarin da dedigi gibi Berna sonunda Paris çikartmasiniyapti. çok yedik, çok gezdik,turist omer olduk, çok konustuk, oyle ki asansorde aramiza giren insanlari ekarte edip gulme krizine bile girdik durumun bizi konusmaktan alikoymasinin çaresizligiyle:)çok kisa surdu ama bu kisa zamana bir çig kofte olsun bi içli kofte soylemesi ayip itinayla sigdirildi.Birbirimize yemek tarifleri verirken, babalarimizi çekistirirken çok"annemler" olduk. korktum yaslandik diye. biz de kirisik kremlerinden konustuk ben korkunca. Hep boyle bos konusmadik tabi ama onlar anlatilmaz simdi, bide benim blog sapiklarim var "ayy ne uyuzzsssun" yazan bana kizdirmayalim onlari gereksiz hayat gailelerimizle di mi ama:)Biz iki kadin olmusuz ayri ayri ama aslinda hep ayni yerlerde.. kuçuk dertleriyle koca kafalar yapan, koca kafali iki kuçuk kadin:)
neyse çok ozeldi bizde kalsin..
PS: Berna'nin kafasi daha kuçuk:)

18 Şubat, 2007

LALELER VE FATURALAR





























Hayatin siradan boktanliginda akip gitmesi bile huzur verebilirmis insana aslinda.
Dusun, oole akip gidiyo, siradan kavgalar, hergun ayni duraktan hatta mumkunse var olan 20 kapi arasinda hep ayni kapidan binilen metrolar, is stresi, ne olcam ben stresi, ayrilcam ben bu adamdan yetti be senfonisi, salak telefonunun kendine aptal aptal kapanip durmasi.. siradan boktanliklar..
ya bigun o aptal telefon salak salak kapanip durcagi yerde, internete baglanip sonra da salak salak donup kalirsa ve sen sarhos bi gece geçirmis ve 20 saattir telefonunu eline almiyosan ve o boktan internetin dakikasi 2 euro falansa... evet iste o anda hayatin siradan boktanligini ozluyosun.
Basima geldi diye degil ama gelebilirdi diye:)

20 Ocak, 2007

TURKIYEM CENNETIM

Turk gecesi yaptim geçenlerde artik ne yapçagimi sasirip. Ben, sayin Turk kizi, ve dort fransiz.. 7 saat boyunca yemek yaptim, evi temizledim ve annemi bi kere daha anladim misafirler geldiginde gulucukler içinde “ayy hosgeldiniz” darken.. canim çikti butun gun, Yoann’a soylenip durdum bi daha kimseyi çagirmayalim, çok yoruldum diye. Neyse ama sonunda degdi. Izlenimlerim:

*Fransizlar en çok ezme ve çig kofteye daldilar.
*Saksuka tanidik geldi.
*Kereviz salatasini kimse sevmez (ben dahi elimi surmedim, niye yaptiysam..).
*Sarmayi herkes sever.
*Raki irk milliyet demez yamultur.
*Turk gecesinde eski fransiz sarkilar dinlenip huzunlenilebilir.
*Yoann harika raki içiyo:) hastasi oldum.

Tabi bu arada ben çilgincasina yemek yaparken raki arama bulma isi Yoann’a dustu. Neyseki buldu. Eve geldiginde sekiyodu, kendimi bi an Istanbul’da buldum sanki diye. Paris’in gobeende bi turk mahallesi.. salagim ben bunca zaman Turkiye’den nar eksisi falan tasidigim için buralara. Seni goturcem oraya delirceksin dedi. Nitekim geçen haftasonu gittik.. delirdim:) Evet sanki Turkiye’de gibi oldum. Herkes turkçe konusuyo sokakta, turk restoranlari (hadi o her yerde var ama ya iskembe çorbacisi??:), kahveler, ayakkabici, muzikevi vs.. Hemen bi markete girdim. Aman allahimdi. Salgam suyu, çizi kraker, burdaki 300 çesit peynirin içinde tadina benzer bisey bulamadigim tulum peyniri, acili tarhana, marmara zeytin, efes pilsen, her çesit raki, çekirdek, kafam kadar olmayan, normal boyda dolmalik biberler ve daha neler neler:) Kendimi çok guvende hissettim bi anda nedendir bilinmez:)

Neyse gunu tamamlamak için gazete aldim bi de, milliyet ve hurriyet vardi, hem de bulmaca ekleriyle falan. Yoann eve kadar sabredemeyip yolda gazeteleri okumaya basladi, eve gelince de bi iskembe çorbasi ardindan da salgam suyu patlattik (mide siçti tabe) ve ardindan bi durup dusundum, allaam ben naaptim bu elalemin kibar fransizina diye..
Hiç gazete okuma aliskanligim olmamasina ragmen mahrumiyetin verdigi gazla bi guzel çevirdim sayfalari. Ellerim boyandi. Çok guldum çok uzuldum. Sanki biz ciddiyetsiz bi milletmisiz gibi. Sanki aslinda ciddi hiçbi sey olmuyomus da turkiyede biz bisiler uydurup ciddiye aliyomusuz gibi. Ya da olay ciddi olsa da onu anlatma biçimimiz çok ciddiyetsiz gibi. Mesela Sarkozy’le ilgili yazinin basligi soyle biseydi: “sarap içmeyen fransizdan basbakan mi olur canim”. Foto koycam bi iki. Mesela Guzin ablanin dedikleri inanilmaz, dehset verici okuyabilirseniz. Ya da goz ameliyati reklaminda yazan “iki goz” vs..
Seviyorum ben gene de canim ulkemi:)