20 Nisan, 2010

içi akan çikolatali kekler

yarin yine erken kalkmak lazim, ise gitmek lazim. "istanbula gitmek -ya da donmek- lazim raki balik lazim"dan epey çok motivasyon gerektiriyo tabi. sabah 10 oglen 3, sonra haydi bi daha aksam 7 gece 12.. yoruluyorum.. guzel tartlar, kekler falan yapiyorum. kizartma kokuyorum gunun sonunda. tavuklarin (olu ama burda kafasiyla geliyolar bazen) kafasini kesiyorum ya da guvecinlerin.. bazen boynunu çektigindeki his çok garip oluyo çikan sesle beraber.. Istakozlarin (canli) kiçindan agzina kocaman bi çubuk sokuyorum, kaynar suya atildiginda kuyrugunu kivirmasin diye. çok korkunç o is, hiç sevmiyorum. ve de ben atmiyorum onlari kaynar suyun içine ama sadece o çubuk bile...
Ama seviyorum hamurla mincik mincik oynamayi, sonra gupguzel sebzelerimi, koklamayi onlari, dokunmayi.. balik kokusunu ne kadar sevmesem de elime eldiveni geçirdigimde seviyorum dokularini.. baharatlar var sonra.. sonra bi kuzu bacagini alip sinirlerini almayi, yaglarindan arindirmayi, onun dokusunu da seviyorum. kizgin yaga atilmis patlican, kabak kokularini da çok seviyorum.. hele ki sarimsak (yok yok sarmisak:), sogan dogramayi.. domates var sonra..
sonra un, sut, seker ve yumurtayla yapilan milyonlarca tatli var. hepsi ayni malzemelerle yapiliyo ama hepsinin tadi, sekli baska. ayni dort malzemeyle yuzlerce degisik tatli yapliyo, insan hayran kaliyo. tatli matli sevmesem de sonucu seviyorum. disi pismis içi akan çikolatali kekler yapabiliyorum artik. çok kolay degil ama çok kolay aslinda:)
yarin ise gitmem lazim, is bile degil iste staj.. ama olsun gitmem lazim. Hiç hosuma gitmese de tatlicisiyim restoranin, tatlilari ben yapip ben gonderiyorum musteriye. Bazen gelip chef'e çoooook guzel olmus diolar, hosuma gidiyo ben yaptim diye:)

09 Nisan, 2010

ERGEN

Bi his var..
Sanki 14 yasindaymisim, bahar gelmis, butun arkadaslarim sortlari tisortleriyle topluca piknige gidiyolarmis ve babam bana izin vermemis gibi. En yakin kiz arkadasimla hoslandigim çocuk izin alamadigim için benden uzaklasmislar gibi.. daha da ergen tabiriyle beni satmislar gibi!
Sanki yazmis, 10 yasindaymisim, mahallenin butun çocuklari gecelere kadar sokakta saklambaç oynuyolarken seslerini duymamak için balkonun kapisini kapatiyomusum gibi..
Yakantopta gruplar olusturulurken herkes birilerini seçmis ve ben sona yani dona kalmisim gibi..
Tatilden donmusum ve bilemedigim bi sebeple ben yokken herkes bana kusmus gibi..
Kiskançlik, ofke, çaresizlik karisimi bi his. Haksizliga ugramisim hissi.. Herkes mutlu bi ben mutsuz gibi.
Boktan bi his. Ergenlik çagindaki her insanin kafasinda sikisip kalan ve içinde patlayan sonsuz "neden?"ler gibi.
Bugun kendimi çok "ergen"hissediyorum. çok kotu bi his.

07 Mart, 2010

Soyle dedim sh ile

Bugun sey dedim: sen bana kelimelerini vermezsen ben de sana bedenimi vermem.
Fransizcasi çok guzel çinladi, turkçesi pek ses vermedi sanki..
Oncesi vardi konusmanin aslinda.. benim kelimelere, karsimdakinin bi bedene ihtiyaci olmasi soz konusuydu..
Benim onun kelimelerine, onunsa herhangi bi bedene belki de..
not: bedenden kastim sarilma babinda seksuel bisi yok bu yazida

16 Ocak, 2010

YOO

Yoo, birakmadim yazmayi. Mesgulum, yorgunum vs.. asçi olmaya çalisiyorum.. bu da butun enerjimi aliyo..
Asçi kiyafetimle ve yeni arkadaslarimla fotograflarimi koymak istiyorum aslinda bloga ama useniyorum.. fotograf çekmeye... buraya koymaya.. yazmaya..
Kendimi yine "skik"hissediyorum, yine beceriksiz.
Yine benimkinin ailesi burda, ben yine odada gizli gizli cognac içiyorum.
Ellerim ve kollarim degisti. yani bu kadar kisa surede bu kadar degismeleri çok acayip. Kollarimda çizgi çizgi kaslar oldu semsert, ellerimse insanliktan çikti, yanik, kesik, burusuk.
krem surmem lazim.

12 Eylül, 2009

ADEM

Adem'i ozluyorum.
Onun beni sevme biçimini. Shell'de içtigim sigaralari, ismarlanan ve asla içmedigim çaylari (ben çay içmem, yesil olur ama siyah çay içmem, sevmem), koca elleri olan adamin bana kuçucuk sayfalara dev gibi siirler yazmasini, erkeklige bok surdurmeyi goze ala ala hem de..
O, erkekligine asla laf ettirmeyecek gecekondu çocugunun (durum açiklama sifati bu, kuçumseme, sosyal statu bildirme sifatlarindan bin yil uzak) gozlerimin içinde kalan gozyasini.. parmaklarim dolma gibi dedim diye bana kocaman bi çember yuzuk alisini bilmem ne pazarindan. Hani saf, salak bi adam olusunu degil asla ki Adem asla saf, salak bi oglan degildi. Beni ne guzel sevdi.. sevmeyi birak, ne de guzel korurdu..
Hala ozluyorum onu, ya da sevgisini.. soruyorum kendime biri daha "bi"tane daha beni oyle koruyan olur mu?
Adem, sevdi mi tam seven erkeklerdendi, etegimin ucuna top degse (ortaokul lise zamanlari tabi) ortaligi birbirine katan cinsten.
Adem, bos bi adam degildi butun bu meziyetlerinin yani sira. Bedeni buyuk, kafasi kuçuk biri degildi.
Ama en onemlisi Adem beni hep korurdu.. herseyden... kendimden bile, kendi uzuntumden...........

14 Ağustos, 2009

filmler ve hayaller

Hani filmlerde olur ancak bu kadari da. Iki insan bi turlu birbirini anlayamaz. Filmi izlerken deli oluruz yahu nasil anlasamiyolar diye.

Iste tam da oyle durum, ben bile izlerken anlayamiyorum nasil olup bitiyo hersey.. Birak izlemeyi artik takip bile edemiyorum.
O yuzden yani bu yuzden filmler yapmak istedim ben muhtemelen..

12 Ağustos, 2009

DAYIMMM canimm dı!

canım dayıma:

Elveda...........

Neredesin dayı?
Ağlamadım öldüğünü duyduğumda,
kendimi kalpsiz sandım..
Bu benim blogum ve benim hayatim! kim gorurse gorsun artik..
O, gormesini istemediklerim de insan olsunlar madem (biliyorum ki olamazlar). Madem çok merak ediyolar okuyup bilsinler hayatimi, girsinler içimmis gibi ozel hayatima daha once yapmadiklari sey degil sonuçta.
Burasi, benim çoplugum.. sonsuza kadar burda otmek istiyorum ben. Benim de kendimi ifade etme biçimim bu diyelim tam olsun. Onlara, onlarin bas edemeyecekleri bi yol asla bulamicam ben. O kadar kurnaz hiç olamicam.

23 Haziran, 2009

Sokakta yürürken biri bana laf attığında, gecenin körü, tantuni (maydanozsuz)ya da kokoreç yemeye çıkmışız, bana hım hım bişeyler anlatan sesi kaybolup kocaman sesiyle adama sövüp sonra da bana hikayesini kaldığı yerden hım hım anlatan kadın.. seni çok seviyorum.



13 Haziran, 2009

Kalbimmm

"kalbim kalbim kalbim

dayanmak artik kolay degil

birakacak gibisin yari yolda

kalbim...

sevdim olmadi

bir dunya istedim kardesçe olamadi

kalbim kalbim kalbim
birakacak gibisin yari yolda kalbim......" fikret kizilok

ve atan kalbim.. tik tak atan kalbim. tekleyen, bi seylere yetismeye çalisan, o yuzden hizli hileli atan kalbim.