11 Mart, 2007
PIRNA HANIM NIREYE?
Efenim fotograflarin da dedigi gibi Berna sonunda Paris çikartmasiniyapti. çok yedik, çok gezdik,turist omer olduk, çok konustuk, oyle ki asansorde aramiza giren insanlari ekarte edip gulme krizine bile girdik durumun bizi konusmaktan alikoymasinin çaresizligiyle:)çok kisa surdu ama bu kisa zamana bir çig kofte olsun bi içli kofte soylemesi ayip itinayla sigdirildi.Birbirimize yemek tarifleri verirken, babalarimizi çekistirirken çok"annemler" olduk. korktum yaslandik diye. biz de kirisik kremlerinden konustuk ben korkunca. Hep boyle bos konusmadik tabi ama onlar anlatilmaz simdi, bide benim blog sapiklarim var "ayy ne uyuzzsssun" yazan bana kizdirmayalim onlari gereksiz hayat gailelerimizle di mi ama:)Biz iki kadin olmusuz ayri ayri ama aslinda hep ayni yerlerde.. kuçuk dertleriyle koca kafalar yapan, koca kafali iki kuçuk kadin:)
neyse çok ozeldi bizde kalsin..
PS: Berna'nin kafasi daha kuçuk:)
18 Şubat, 2007
Hayatin siradan boktanliginda akip gitmesi bile huzur verebilirmis insana aslinda.
Dusun, oole akip gidiyo, siradan kavgalar, hergun ayni duraktan hatta mumkunse var olan 20 kapi arasinda hep ayni kapidan binilen metrolar, is stresi, ne olcam ben stresi, ayrilcam ben bu adamdan yetti be senfonisi, salak telefonunun kendine aptal aptal kapanip durmasi.. siradan boktanliklar..
ya bigun o aptal telefon salak salak kapanip durcagi yerde, internete baglanip sonra da salak salak donup kalirsa ve sen sarhos bi gece geçirmis ve 20 saattir telefonunu eline almiyosan ve o boktan internetin dakikasi 2 euro falansa... evet iste o anda hayatin siradan boktanligini ozluyosun.
Basima geldi diye degil ama gelebilirdi diye:)
20 Ocak, 2007
TURKIYEM CENNETIM
Turk gecesi yaptim geçenlerde artik ne yapçagimi sasirip. Ben, sayin Turk kizi, ve dort fransiz.. 7 saat boyunca yemek yaptim, evi temizledim ve annemi bi kere daha anladim misafirler geldiginde gulucukler içinde “ayy hosgeldiniz” darken.. canim çikti butun gun, Yoann’a soylenip durdum bi daha kimseyi çagirmayalim, çok yoruldum diye. Neyse ama sonunda degdi. Izlenimlerim:
*Fransizlar en çok ezme ve çig kofteye daldilar.
*Saksuka tanidik geldi.
*Kereviz salatasini kimse sevmez (ben dahi elimi surmedim, niye yaptiysam..).
*Sarmayi herkes sever.
*Raki irk milliyet demez yamultur.
*Turk gecesinde eski fransiz sarkilar dinlenip huzunlenilebilir.
*Yoann harika raki içiyo:) hastasi oldum.
Tabi bu arada ben çilgincasina yemek yaparken raki arama bulma isi Yoann’a dustu. Neyseki buldu. Eve geldiginde sekiyodu, kendimi bi an Istanbul’da buldum sanki diye. Paris’in gobeende bi turk mahallesi.. salagim ben bunca zaman Turkiye’den nar eksisi falan tasidigim için buralara. Seni goturcem oraya delirceksin dedi. Nitekim geçen haftasonu gittik.. delirdim:) Evet sanki Turkiye’de gibi oldum. Herkes turkçe konusuyo sokakta, turk restoranlari (hadi o her yerde var ama ya iskembe çorbacisi??:), kahveler, ayakkabici, muzikevi vs.. Hemen bi markete girdim. Aman allahimdi. Salgam suyu, çizi kraker, burdaki 300 çesit peynirin içinde tadina benzer bisey bulamadigim tulum peyniri, acili tarhana, marmara zeytin, efes pilsen, her çesit raki, çekirdek, kafam kadar olmayan, normal boyda dolmalik biberler ve daha neler neler:) Kendimi çok guvende hissettim bi anda nedendir bilinmez:)
Neyse gunu tamamlamak için gazete aldim bi de, milliyet ve hurriyet vardi, hem de bulmaca ekleriyle falan. Yoann eve kadar sabredemeyip yolda gazeteleri okumaya basladi, eve gelince de bi iskembe çorbasi ardindan da salgam suyu patlattik (mide siçti tabe) ve ardindan bi durup dusundum, allaam ben naaptim bu elalemin kibar fransizina diye..
Hiç gazete okuma aliskanligim olmamasina ragmen mahrumiyetin verdigi gazla bi guzel çevirdim sayfalari. Ellerim boyandi. Çok guldum çok uzuldum. Sanki biz ciddiyetsiz bi milletmisiz gibi. Sanki aslinda ciddi hiçbi sey olmuyomus da turkiyede biz bisiler uydurup ciddiye aliyomusuz gibi. Ya da olay ciddi olsa da onu anlatma biçimimiz çok ciddiyetsiz gibi. Mesela Sarkozy’le ilgili yazinin basligi soyle biseydi: “sarap içmeyen fransizdan basbakan mi olur canim”. Foto koycam bi iki. Mesela Guzin ablanin dedikleri inanilmaz, dehset verici okuyabilirseniz. Ya da goz ameliyati reklaminda yazan “iki goz” vs..
Seviyorum ben gene de canim ulkemi:)
*Fransizlar en çok ezme ve çig kofteye daldilar.
*Saksuka tanidik geldi.
*Kereviz salatasini kimse sevmez (ben dahi elimi surmedim, niye yaptiysam..).
*Sarmayi herkes sever.
*Raki irk milliyet demez yamultur.
*Turk gecesinde eski fransiz sarkilar dinlenip huzunlenilebilir.
*Yoann harika raki içiyo:) hastasi oldum.
Tabi bu arada ben çilgincasina yemek yaparken raki arama bulma isi Yoann’a dustu. Neyseki buldu. Eve geldiginde sekiyodu, kendimi bi an Istanbul’da buldum sanki diye. Paris’in gobeende bi turk mahallesi.. salagim ben bunca zaman Turkiye’den nar eksisi falan tasidigim için buralara. Seni goturcem oraya delirceksin dedi. Nitekim geçen haftasonu gittik.. delirdim:) Evet sanki Turkiye’de gibi oldum. Herkes turkçe konusuyo sokakta, turk restoranlari (hadi o her yerde var ama ya iskembe çorbacisi??:), kahveler, ayakkabici, muzikevi vs.. Hemen bi markete girdim. Aman allahimdi. Salgam suyu, çizi kraker, burdaki 300 çesit peynirin içinde tadina benzer bisey bulamadigim tulum peyniri, acili tarhana, marmara zeytin, efes pilsen, her çesit raki, çekirdek, kafam kadar olmayan, normal boyda dolmalik biberler ve daha neler neler:) Kendimi çok guvende hissettim bi anda nedendir bilinmez:)
Neyse gunu tamamlamak için gazete aldim bi de, milliyet ve hurriyet vardi, hem de bulmaca ekleriyle falan. Yoann eve kadar sabredemeyip yolda gazeteleri okumaya basladi, eve gelince de bi iskembe çorbasi ardindan da salgam suyu patlattik (mide siçti tabe) ve ardindan bi durup dusundum, allaam ben naaptim bu elalemin kibar fransizina diye..
Hiç gazete okuma aliskanligim olmamasina ragmen mahrumiyetin verdigi gazla bi guzel çevirdim sayfalari. Ellerim boyandi. Çok guldum çok uzuldum. Sanki biz ciddiyetsiz bi milletmisiz gibi. Sanki aslinda ciddi hiçbi sey olmuyomus da turkiyede biz bisiler uydurup ciddiye aliyomusuz gibi. Ya da olay ciddi olsa da onu anlatma biçimimiz çok ciddiyetsiz gibi. Mesela Sarkozy’le ilgili yazinin basligi soyle biseydi: “sarap içmeyen fransizdan basbakan mi olur canim”. Foto koycam bi iki. Mesela Guzin ablanin dedikleri inanilmaz, dehset verici okuyabilirseniz. Ya da goz ameliyati reklaminda yazan “iki goz” vs..
Seviyorum ben gene de canim ulkemi:)
01 Ocak, 2007
HEY CORç VERSENE BORç
Ey yetkililier; yeni yilin bu yepyeni dakikalarinda size sesleniyorum. Bitsin artik. Nasi biter canim demeyelim bitsin artik canim diyelim biz.. Nasi bitsindi? Bilmem iste bitsindi artik.. çok oldu falan filan.. kocaman harflerle BITTI yazsak acaba biter mi? Kurtulsak zayifligimizdan yoksa o koca harflerin yerine geçer mi??
Amaan canim, oldu bittiye getirsek.. olsa da bitti mi?? Sarhosluk nereye kadar oyalar o da ayri.. Ama içimde hep ayni cumle kusmuk dolu: bitsindi artik. Ben artik O uyurken aglamamaliyim. Ne de O uyumali ben aglarken.. ayri dunyalara saklanmayi birakmali koskoca iki insan.. kismis.. isik yokmus.. gunes yokmus.. gun yokmus.. çok viski varmis.. BAHANELER BITMEZMIS! Siktir onumuz ilkbahar.. hep gunes.. gunler uzun.. Ben ne bok yerim o upuzun deppppppppppppresyon gunlerinde; hadi bakalim ben de gunesi gunu sevmem naapçaz o zaman? Olmayinca olmazmis ya ondan iste..
Ey yetkili, sizden 10 metrekarelik odamda bir hiç olarak yasamayi bana artik layik kilmanizi istiyoruM. Bi bilgisayar istiyorum. Bi ailenin, bissuru arkadasin, bi kaç dostun ve bi tanecik o sevgili sevgilinin yerine sadece bi siyah kutu istiyorum. Bugun yeni yil hadi be yaparsin sen. Sadece siyah bi kutu, biliyorum biraz pahali.. babam bile aramadi bugun beni mesaj atti daha ucuza geliyo diye.. ama olsundu iste yaaaa hadi ya bi laptop:)
Ben çok iyiyim var ya bu sanal alemde; gerçekte ne kadar boktansam burda da bi o kadar iyiyim. Lan en azindan arada birileri hey yasa sen dilay falan diyo, burda bunu diyen de yok. Niye mi donmuyorum? Donmem ben!.. o son umut.. onu da harcarsak ne bok yicez? En azindan simdi babalar gibi « n’olcak lan olmazsa donerim »iz var babanin bolge muduru olmasina istinaden. Onu da yersek cepten siçariz sonra gibi geliyo. Son umut kalsin diye son umut olarak kaliyo.
Hem sekil mekil yaparim yahu bloga. Bi bok zannederim kendimi sonra kimbilir. Kazara iyi falan bile olurum.. Gezerim Paris sokaklarinda, fotograf çekerim sevgili sevgilimin aldigini unutarak sayin fotograf makinami.. hatta sonra makina mi makine mi diye arastircak zamanim bile olur google da. Haddimi de bildiremezler o zaman yeterince arastircak vaktim olursa.. Cahilligimden kurtulurum. Ne biliyim yemek tarifleri falan bile veririm.. gunler oyle gelip geçer.. turkçe klavye yaparim kendi caaanim bilgisayarimda.
Yuzumde benecikler de olmaz belki kendimi bilgisayarin hizina kaptirirsam içmekten vakit bulup. Guzel bile olurum belki lan. Hadi be belki baska birini bile bulurum ohh yan gel. Hadi bak gel bu geceyi atlat senden neler olur be bebek:)
Fotograf mi koyalim hadi onu da koyalim.
Istiridye yedim ben butun o kabuslara ragmen. Istiridye canli yanilen bi zavalliymis meger ben kabuga takmistim kafayi. Çigneyerek olduruyosun.. ayip olmasin diye bi tane yedim. Sonra tadini alamayip iki tane daha yedim:) ama yetti bi daha yemem.
Amaan canim, oldu bittiye getirsek.. olsa da bitti mi?? Sarhosluk nereye kadar oyalar o da ayri.. Ama içimde hep ayni cumle kusmuk dolu: bitsindi artik. Ben artik O uyurken aglamamaliyim. Ne de O uyumali ben aglarken.. ayri dunyalara saklanmayi birakmali koskoca iki insan.. kismis.. isik yokmus.. gunes yokmus.. gun yokmus.. çok viski varmis.. BAHANELER BITMEZMIS! Siktir onumuz ilkbahar.. hep gunes.. gunler uzun.. Ben ne bok yerim o upuzun deppppppppppppresyon gunlerinde; hadi bakalim ben de gunesi gunu sevmem naapçaz o zaman? Olmayinca olmazmis ya ondan iste..
Ey yetkili, sizden 10 metrekarelik odamda bir hiç olarak yasamayi bana artik layik kilmanizi istiyoruM. Bi bilgisayar istiyorum. Bi ailenin, bissuru arkadasin, bi kaç dostun ve bi tanecik o sevgili sevgilinin yerine sadece bi siyah kutu istiyorum. Bugun yeni yil hadi be yaparsin sen. Sadece siyah bi kutu, biliyorum biraz pahali.. babam bile aramadi bugun beni mesaj atti daha ucuza geliyo diye.. ama olsundu iste yaaaa hadi ya bi laptop:)
Ben çok iyiyim var ya bu sanal alemde; gerçekte ne kadar boktansam burda da bi o kadar iyiyim. Lan en azindan arada birileri hey yasa sen dilay falan diyo, burda bunu diyen de yok. Niye mi donmuyorum? Donmem ben!.. o son umut.. onu da harcarsak ne bok yicez? En azindan simdi babalar gibi « n’olcak lan olmazsa donerim »iz var babanin bolge muduru olmasina istinaden. Onu da yersek cepten siçariz sonra gibi geliyo. Son umut kalsin diye son umut olarak kaliyo.
Hem sekil mekil yaparim yahu bloga. Bi bok zannederim kendimi sonra kimbilir. Kazara iyi falan bile olurum.. Gezerim Paris sokaklarinda, fotograf çekerim sevgili sevgilimin aldigini unutarak sayin fotograf makinami.. hatta sonra makina mi makine mi diye arastircak zamanim bile olur google da. Haddimi de bildiremezler o zaman yeterince arastircak vaktim olursa.. Cahilligimden kurtulurum. Ne biliyim yemek tarifleri falan bile veririm.. gunler oyle gelip geçer.. turkçe klavye yaparim kendi caaanim bilgisayarimda.
Yuzumde benecikler de olmaz belki kendimi bilgisayarin hizina kaptirirsam içmekten vakit bulup. Guzel bile olurum belki lan. Hadi be belki baska birini bile bulurum ohh yan gel. Hadi bak gel bu geceyi atlat senden neler olur be bebek:)
Fotograf mi koyalim hadi onu da koyalim.
Istiridye yedim ben butun o kabuslara ragmen. Istiridye canli yanilen bi zavalliymis meger ben kabuga takmistim kafayi. Çigneyerek olduruyosun.. ayip olmasin diye bi tane yedim. Sonra tadini alamayip iki tane daha yedim:) ama yetti bi daha yemem.
19 Aralık, 2006
LUUZIR SORUNSALI
Bugünki konum, yaygın bir insan türü olan "luuzır" ve "no-luuzır"lar üzerine.
Aslında buna bi insan türü demekle baştan yazıya hatalı girişi yapmış oluyorum (mesela baştan ve giriş dediğim için de hata yapıyorum). Sınıf desem daha mı kabul görür diye düşünüyorum; evet daha hoş olurda karar kılıyorum.
Bu iki sınıf adından da anlaşılacağı üzere, koç-koyun , aslan-kaplan, insan-hayvan hatta kurt-kuzu gibidir. Sınıflar arası geçiş tek taraflı olarak serbesttir. Şöyle ki; luuzırlar birgün no-luuzır sınıfına geçebilirken, no-luuzırlarda sınıf değişimi yasaktır. Bu durumda en kötü durumda olan, esasen en avantajlı gibi görünen, sınıf değiştiren luuzır kısmıdır. Bu azınlık, vaktiyle hem no-luuzır olmanın farkındasızlığını yaşamış, hem luuzır kısmına acımayla karışık bi sevecenlik duymuş sonunda kendini bu sınıfın bir bireyi olarak bulmuştur. En acısı ise bu eskinin no luuzır yeninin luuzırı artık sınıf değiştiremiyo olmasıdır efendim.. Sınıf değiştirme çabaları bir erkeğin lezbiyen olmak istemesi ya da bir kadının bir gayle mutlu bi yuva kurma isteği kadar sonuçsuzdur.
Lanetlenmiş gibidir.
Aslında buna bi insan türü demekle baştan yazıya hatalı girişi yapmış oluyorum (mesela baştan ve giriş dediğim için de hata yapıyorum). Sınıf desem daha mı kabul görür diye düşünüyorum; evet daha hoş olurda karar kılıyorum.
Bu iki sınıf adından da anlaşılacağı üzere, koç-koyun , aslan-kaplan, insan-hayvan hatta kurt-kuzu gibidir. Sınıflar arası geçiş tek taraflı olarak serbesttir. Şöyle ki; luuzırlar birgün no-luuzır sınıfına geçebilirken, no-luuzırlarda sınıf değişimi yasaktır. Bu durumda en kötü durumda olan, esasen en avantajlı gibi görünen, sınıf değiştiren luuzır kısmıdır. Bu azınlık, vaktiyle hem no-luuzır olmanın farkındasızlığını yaşamış, hem luuzır kısmına acımayla karışık bi sevecenlik duymuş sonunda kendini bu sınıfın bir bireyi olarak bulmuştur. En acısı ise bu eskinin no luuzır yeninin luuzırı artık sınıf değiştiremiyo olmasıdır efendim.. Sınıf değiştirme çabaları bir erkeğin lezbiyen olmak istemesi ya da bir kadının bir gayle mutlu bi yuva kurma isteği kadar sonuçsuzdur.
Lanetlenmiş gibidir.
06 Aralık, 2006
BAZEN FOTOGRAF CEKIYORUZ
05 Aralık, 2006
Artık hiçbi şey yazmak istemiyo canım. Orda bıraktığım hayatım mı daha sahte, burda kurmakta olduğum mu bilemiyorum. Onca yılımı verip, kurduğum şeyler yerli yerinde durmuyo tabi. insan bozuluyo haliyle ama kızamıyo bi yandan da. Sen siktir ol çek git, sonra bekle ki herşey aynı tazeliğiyle kalsın. Kimseye sitemim yok. Yeni bi algılama evresindeyim. En azından burdaki hayatımı "gerçek" kılabilmek için bi çabalama hali.
Yazmak gelmiyo işte çok içimden. O upuzun yazılar birilerinin gerçekten beni merak ettiği hissiyle yazılmıştı sanırım. Şu an o his yok, gülünç buluyorum hayatımın ayrıntılarına girmeyi.
Çok Önemli Not: Bunu da "ayy biz seni hala seviyoruz, unutmadık seni, dilaylar ölmez" yazasınız diye yazmadım, yine öyle işte, içimden geldi yazdım. Regl olcam. Belki bitince yine uzun bi yazı girerim belli olmaz.
Yazmak gelmiyo işte çok içimden. O upuzun yazılar birilerinin gerçekten beni merak ettiği hissiyle yazılmıştı sanırım. Şu an o his yok, gülünç buluyorum hayatımın ayrıntılarına girmeyi.
Çok Önemli Not: Bunu da "ayy biz seni hala seviyoruz, unutmadık seni, dilaylar ölmez" yazasınız diye yazmadım, yine öyle işte, içimden geldi yazdım. Regl olcam. Belki bitince yine uzun bi yazı girerim belli olmaz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












