19 Kasım, 2007

HEVES

Yabancılığıma yabancılaştığım andır bu an. Anların birleşe birleşe en küçük zaman dilimi olmaktan çıkıp bi sürece dönüştüğü zaman dilimi. Baslangıcını da sonunu da esasen bilmediğim bi zaman parçası. Elif Şafak'ın "Araf"ta özetlediği durum; insanın yabancı bi ülkeye gittiğinde ilk kaybettiği şeyin yıllardır en tanıdığı şey-ismi- olması, isminin noktaları, çengelleri.. Benimse bu durumu bile sanki hep böyle olmuş gibi kabullenmem..
Aylardır adam gibi bişey yazmadım ne buraya ne de burdan gizlediğim bi kağıt parçasına. Önce kimilerinin bende yarattığı eleştirilme korkusu (sanki her yazdığımla doğru mesajlar vermeliydim, dahası doğru olmalıydım, "yanlış" ve blog sahibi olamazdım zira) ve her yazdığım cümle rütükten geçebilmeli hissiyle yazamadım, sonra zamanla üşengeçlikten "ne gereği var"a kadar geldi işler. Yazmadıkça yazmayasım geldi.
Şimdi yazmam da ani ve köklü bi değişikliğin bildirisi falan değil. Hep olduğu, daha önceden de hep olduğu üzere canım istedi.
Bunları yazınca tekrar bütün hevesim kaçtı ya olamaz:(

Hiç yorum yok: