Coupe : kupa, monde :dünya, du :sı.
Fransa finale çıktı. Aslında öncelikle Fransa yarı finale yükseldi demeliyim nitekim bu bile burdaki insanları delirtmeye yetti. Ve şimdi final.. şimdiden bikaç ölü, yaralı.. Ben futbol manyaklığının bizim gibi « gelişmekte olan » ülkelere özgü zannederek eşşşeklik etmişim efendim, deli her yerde aynı deli işte..
Eşşşek konusuna gelince, hani « eşek »mi « eşşek »mi tartışmaları vardı biz taa ilkokuldayken. Nası sonuçlandı bilemicem ama o ne eşşek ne eşek, eşşşek 3 ş ile yazılır ve okunur eğer gerçekten eşşşekten bahsediyosak.
Bi de balık var, turuncu balık. Evde kimsenin sevmediği, beslemediği, ve son günlerini akvaryumunda döne döne delirerek geçiren, ölüsünü bile uzun bi süre farketmediğimiz için parçalara ayrılan (gözleri çıkan) turuncu balık öldü. Kimse üzülmedi. Bir an köpeğe mi versek diye düşünsek de sonra tuvalete attık, çok pis kokuyodu. Sonra herkesten tek tek aynı yorum : aa ne güsel yer boşaldı burda, şunu bunu koyalım.
Bu yazıyı ona ithaf etmemin vicdan azabıma belki iyi gelceğini düşündüm.
Cüzdanımı kaybettim ben bu dünya kupası maçlarından birini izlerken. İçinde nüfus cüzdanım, ehliyetim, sağlık kartım, banka kartım, öğrenci kimliğim, avea sim kartım ve bi ton fotoğraf ve on yıldır atamadığım, anılıktan çıkmış saçmasapan otobüs biletleri, küçük yazılar falan vardı.. Bi an şey oldum Türkiye’ye ait herşeyimi kaybettim, ne anlama geliyo lan bu diye düşünürken bi mektup aldım. Burda bi kurum var « bulunan nesneler »diye, ordandı mektup, biri bulup oraya bırakmış, bunlar da üşenmeyip bana mektup atmışlar gel al cüzdanını diye. Yine de Fransa’da işler iyi yürüyo lan dedim, geri kalan kısmını, neden o saçmalıkların o cüzdanla bana geri döndüğünü ise sorgulamadım. Hepsini attım kartlar ve gerekli fotolar dışında (taa ilkokul arkadaşlarımın falan fotoları vardı).. Burda da eşşşekle ilgili bi atasözü var ama hatırlayamadım.
Haa bi de bunlar maç sırasında sadece « allez les bleus »diye bağırıyolar, yani « haydi maviler », maviler de bizim aslanlar ya da dev adamlar falan gibi bişey oluyo. Bizim maçlardaki tezahüratları düşününce (kubicim okursan blogu, yazıver bi iki tane hafif olanından) fransızların yaratıcılıklarındaki eksiklik hemen göze çarpıyo. Ama sapkınlık aynı boyutta.. Bu, birbirine dokunmaktan ve duygularını göstermekten aciz erkek türü (ibne miyiz lan), maçlar esnasında kucaklaşıyo, öpüşüyo, ağlıyo falan.. valla garipsiyorum ben sizi bilemicem.
Bi de yıllardır kaybettiğim şiir ilhamım geri geldi sonunda bugün otobüste ve bi şiir yazdım, daha fazla heyecanlandırmadan yazıyorum. Ciddiyim.
PARİS
Ben Paris’te yaşıyorum,
Ohh ne güzel memelerimi açıyorum
Bir de üstüne çocuk bakıyorum
Huh bana tuhf bana
Otobüste giderken
Bir çok anıt, abide görüyorum
Metroya lanet ediyorum
Louvre’un önünden geçerken
Çok ama çok üzülüyorum.
Ben yine çooook ama çook sıkılıyorum
Haydi bakalım şimdi sizde yorum ?
Şiirime laf edecek olan, yorumunu giremeden önce kendi kendini patlatsın lütfen.
Fransa finale çıktı. Aslında öncelikle Fransa yarı finale yükseldi demeliyim nitekim bu bile burdaki insanları delirtmeye yetti. Ve şimdi final.. şimdiden bikaç ölü, yaralı.. Ben futbol manyaklığının bizim gibi « gelişmekte olan » ülkelere özgü zannederek eşşşeklik etmişim efendim, deli her yerde aynı deli işte..
Eşşşek konusuna gelince, hani « eşek »mi « eşşek »mi tartışmaları vardı biz taa ilkokuldayken. Nası sonuçlandı bilemicem ama o ne eşşek ne eşek, eşşşek 3 ş ile yazılır ve okunur eğer gerçekten eşşşekten bahsediyosak.
Bi de balık var, turuncu balık. Evde kimsenin sevmediği, beslemediği, ve son günlerini akvaryumunda döne döne delirerek geçiren, ölüsünü bile uzun bi süre farketmediğimiz için parçalara ayrılan (gözleri çıkan) turuncu balık öldü. Kimse üzülmedi. Bir an köpeğe mi versek diye düşünsek de sonra tuvalete attık, çok pis kokuyodu. Sonra herkesten tek tek aynı yorum : aa ne güsel yer boşaldı burda, şunu bunu koyalım.
Bu yazıyı ona ithaf etmemin vicdan azabıma belki iyi gelceğini düşündüm.
Cüzdanımı kaybettim ben bu dünya kupası maçlarından birini izlerken. İçinde nüfus cüzdanım, ehliyetim, sağlık kartım, banka kartım, öğrenci kimliğim, avea sim kartım ve bi ton fotoğraf ve on yıldır atamadığım, anılıktan çıkmış saçmasapan otobüs biletleri, küçük yazılar falan vardı.. Bi an şey oldum Türkiye’ye ait herşeyimi kaybettim, ne anlama geliyo lan bu diye düşünürken bi mektup aldım. Burda bi kurum var « bulunan nesneler »diye, ordandı mektup, biri bulup oraya bırakmış, bunlar da üşenmeyip bana mektup atmışlar gel al cüzdanını diye. Yine de Fransa’da işler iyi yürüyo lan dedim, geri kalan kısmını, neden o saçmalıkların o cüzdanla bana geri döndüğünü ise sorgulamadım. Hepsini attım kartlar ve gerekli fotolar dışında (taa ilkokul arkadaşlarımın falan fotoları vardı).. Burda da eşşşekle ilgili bi atasözü var ama hatırlayamadım.
Haa bi de bunlar maç sırasında sadece « allez les bleus »diye bağırıyolar, yani « haydi maviler », maviler de bizim aslanlar ya da dev adamlar falan gibi bişey oluyo. Bizim maçlardaki tezahüratları düşününce (kubicim okursan blogu, yazıver bi iki tane hafif olanından) fransızların yaratıcılıklarındaki eksiklik hemen göze çarpıyo. Ama sapkınlık aynı boyutta.. Bu, birbirine dokunmaktan ve duygularını göstermekten aciz erkek türü (ibne miyiz lan), maçlar esnasında kucaklaşıyo, öpüşüyo, ağlıyo falan.. valla garipsiyorum ben sizi bilemicem.
Bi de yıllardır kaybettiğim şiir ilhamım geri geldi sonunda bugün otobüste ve bi şiir yazdım, daha fazla heyecanlandırmadan yazıyorum. Ciddiyim.
PARİS
Ben Paris’te yaşıyorum,
Ohh ne güzel memelerimi açıyorum
Bir de üstüne çocuk bakıyorum
Huh bana tuhf bana
Otobüste giderken
Bir çok anıt, abide görüyorum
Metroya lanet ediyorum
Louvre’un önünden geçerken
Çok ama çok üzülüyorum.
Ben yine çooook ama çook sıkılıyorum
Haydi bakalım şimdi sizde yorum ?
Şiirime laf edecek olan, yorumunu giremeden önce kendi kendini patlatsın lütfen.
8 yorum:
şiir nazqan öncel şarkılarına benzemiş,yani güzel olmuş:)
cüzdan işi komik olmjuş,sen kaçmı9şsın o kovalamış sonra da biraz temizlemişsin:)öpüyorum fıstık.seçkin ben.bu arada şifremimi unuttum ne,ben bu işleri bir çözüp bir unuttuğum için.dilay galiba bende kalıcı(uzun süreli bellek)hafıza diye bir şey kalmadı:)
Fotograf da Nazan Öncel'e benziyor zaten.
Bir ziyaretçi
Vive ma chere France
Je sacrificera ma vie pour toi
Rien ne remplacera sur le monde
L'amour que j'ai pour toi
Seçkin'im, Nazan Öncel'e biraz ayıp oluyo ama:) bi de kalıcı hafıza için endişelenme bi boka yaramıyo, at gitsin.
Armeyan bey, acımız büyük malum, teşekkürler tazahüratınız için:)
eheh, dostum nasıl koydu ama kafayı? şiir gibi :P
anonim kalmaya karar veren biyolok
dilay gıcık olcen biliom ama burasını çılgın bi futbol platformuna çevircem hehe..
http://www.addictinggames.com/zidaneheadbuttgame.html
pardon yazmamış ipne
http://www.addictinggames.com/
zidaneheadbuttgame.html
Ben futbol platformu olmuşum be elinden geleni ardına koma he yiğidim:) bu arada fransa nası yıkılıyo yazıcam bu akşam, çok komikler, zidane bizi bizden aldı:)
Yorum Gönder