03 Nisan, 2006

şimdi var ya feci bilinçsiz yazcam. ne kafamı ne türkçemi toparlıcak halim yok. o zaman niye yazıyorum di mi? çünkü canım istiyo. çünkü zaten bu blog niye var hathi bakalım dediğimde yazılmıcaksa, bişiler saklancaksa ve bende korkular yaratcaksa: kendi bişeyinde olmak nası rahatlatıcı bi duygu yahu.......

başımdan bişiler geçiyo.. yazamıyorum. aşkla meşkle meşgulum. hayatım karışıyo, yine barlardan atılıyorum, sanki beyoğlu sokakları paris sokakları:) kendimi kaldırımlarda ağlarken buluyorum, ayrıca çok da parizyen buluyorum ama o ayrı:))

bişey itiraf edicem: çok şarap içtim.. ve biri benim hayatımı kurtardı.. ve ben asıl hayatım olan ve geçmişte bıraktığım her şeyi gerçekten orda bırakmak istiyorum.. bu kurtarılmış hayatımı bırakmak çok zor geliyo.. çok nankör, çok acımasız, ben biliyorum (ben herşeyi bilirim çünkü).. ben salyalarının ıslattığı omuzlarımı seviyorum ve gecenin köründe bi horultuyla uyanmayı.. ve üzerimde ağır bi beden hissetmeyi uyandığımda. biliyorum abartıyorum. ama ben çok yalnız kaldım sanırım... ben aslında esasen birini esaslı esaslı ilkkez sevebiliyorum.. çünkü çok yalnızım. bunun ünlemi soru işareti üç noktası yok. her zamanki ilk kez palavralarına da pek benzemiyo aslında. ekin yok. ilk kez ekinsiz birini seviyorum. ersunu bile affettim. ve birini bütün yamukluklarına rağmen seviyorum. melek oldum... hepsi çok yalan bunu da biliyorum herşeyi bildiğim gibi, ama .. hep ' ama' sı var di mi.. umrumda deil şimdi bütün bu yalanlar. Bu bi günlük neticede ve şu notu düşmek istiyorum bu tarihe: Yoann adında, çok 'gentil' ve bana süper güsel yemekler yapan ve çook çook utangaç bi adamı seviyorum. bana çok sarılıyo. sevgi sözcükleri ya zorlamayla ya da mesajlardan alınıyo (diğer mesajlar: nasılsın, evet, ben de, ya sen, tamam gibi şeylerden oluşuyo).. şimdi ben niye anlatıyorum bütün bunları? çünkü anlatçak daha akıllı bişeyim yok. sanki hayatımın amacı buymuş ve amacıma ulaşmış gibi bi sakinlik içindeyim kahretsin ki. herşey anlamını kaybetti.. yazılcak senaryolar.. fransa da kalma çabaları..

haa bu arada o korkunç sınav sonucunu aldım, yeterince korkunç deil:) 6 seviye var, en az 4 istiyolar ünv. için. onu almışım:) yani gramer 5, okuduğunu anlama 3, dinleme kısmı 4, sonuç seviye 4. becermişim bi şekil (sınavdan çıkıp iğrenç geçti diye ağlayıp 95 alan kızlardan deilimdir aslında). ama bi de yazılı anlatım bölümü var ki en az 12 gerekiyodu 20 üzerinden ve ben 6 aldım:))) o kadar saçmalamaya çok bile.. sınav sonucunu korkumdan bi haftadır götüremedim okula.
bugün gittim, kapalıydı, bilirsiniz fransada çok karışık bu sıra işler.. grevler.. manifestasyonlar.. garip geliyo.. benim omuzlarım ağrıyo ve çocukları sırtımda yürütüyorum. bu dünyanın nereye gittiği beni zerre kadar ilgilendirmiyo. sadece hayatımın içine sıçan metroların azlığına üzlüyorum. ciddiyim. dünyanın nereye gittiği ve bu gençlerin neden bu kadar çıldırdığı umrumda bile deil. herşey çok anlamsız.. artık afrikadakilerin açlığına bile üzülmüyorum. ki bi ara yansıtmamış olsam da kafayı çok kitlediğim bi konuydu zenci arkadaşımdam dolayı..

ben iyice bi tuhaf oldum. yakında türkiyeye gidiyorum. aşık oldum. annemi babamı özledim. ve canımlarımı.. hem ağlarım hem giderim oldu bu biraz:) ..

Hiç yorum yok: