15 Ekim, 2005

BEN ZENCİYİM..

Bugün köprümdeydim, evet köprü üstü aşıklarının köprüsü, ben de köprü üstü aşığı olması imkansız biri olarak köprüme aşığım..
haftasonları çalışmıyorum ve yeterince saçmalamaya vaktim oluyo.. genelde çıkıp saçmasapan bişeyler aldıktan sonra köprüme gidiyorum elimde poşetler.. gerçi bi süredir gidemiyodum biraz korkmuştum orospu zannedilmekten, yani adamin beni orospu zannetmesini birak tavri pek bi korkutmuştu, hadi polise gidelim ben kendi ülkemdeyim tavri yeterince sinir bozucu bi tavirdi!!
neyse iste bugün gittim yine elimde 6li bi paket birayla, kartonu yırtmamla biralarin çevir aç kapak olmadığını anlamam ve artık yanımda açacak taşımamanın pişmanlığını yaşamam ve yanıma bi zencinin gelip benden sigara istemesi hemen hemen aynı anda oldu, sigara verdim ve biramı açmasını istedim, sonra bira istedi sonra yanıma oturdu, sonra ona acilen bi önce başıma gelen hikayeyi anlattım bana orospu muamelesi yapmaması için, hatta abartıp zenci beyaz ayrımından falan dem vurdum, hemen çakal tavrını kaldırıp kendini toparladı ve güsel güsel sohbet etmeye başladık.. 24 yaşındasın di mi dedi, ilginçti çünkü yaşımı pek göstermiyorum hep daha küçük zannediyolar, şaşırdım nası bildin dedim, alnımdan anladığını söyledi ve de gözlerimdeki ifadeden, sonra mart doğumlusun di mi dedi, şasırdım, sonra da on martta mı doğdun dedi yok dokuz dedim ama o sırada gözlerim de dokuz olmuştu şaşkınlıktan:)
co içiyodu, kullanıyomusun dedi hayır dedim, yanımda co üstüne co içti ve ben süper bi iradeyle bi fırt bile almadım ama çok güsel kokuyodu şerefsiz co.. sonra başka bi arkadaşı geldi, daha zenci ve de daha korkunç ki benim zencilerden zaten garip bi biçimde korktuğumu düşünürsek alkolün etkisine rağmen kendimi biraz sıkıştırılmış hissettim, pariste, pont neuf üzerinde tek başına bi kızcağız elinde birası ve etrafını saran iriyarı iki zenci.. ikinci zenci artık nası asıldı belli deil, uçmuş durumdaydı, ona lezbiyen olduğumu söyledim ve saatlerce kadınların nesini sevdiğim üzerine konuştuk ben de bu konuda antreman yapmış oldum:) ama yine de erkekleri de sevdiğimi söyledi bana, erkeklerin sözlerini.. yok dedim, erkeklerin kollarını evet ama sözlerini asla.. sarıldı bana,zorla, bana babamı hatırlatıyosun sadece seksüel hiçbişey hissetmiyorum dedim ve saatlerce seksüel bişeyler hissetmem için uğrastı ve bende inatla hiçbişey hissetmedim üstelik zenciydi üstelik erkekti ve de üstelik her zaman dediğim gibi karşısında bi dilay vardı.. boşuboşuna yordu kendini, ben tam artık iyice baymışken durumdan bi ses geldi ateşinizi alabilir miyim diye(fransızca tabe) bi baktım, o!! evet benim nisanda aynı koprüüstünde tanıştığım ve sinemaya götürdüğüm adam:) beni hatırladı.. hatta ona bıraktığım notu ve bi şişe birayla bi kutu kolayı da.. bu hikayeyi anlattıklarım bilirler hakkaten çok tatlı bi hikayeydi ve onu görünce sanki yıllar önce kaybettiğim birini görmüşçesine içime bi sevinç doldu ve nerdeyse boynuna atladım, nerdeyse deil, bariz boynuna atladım:) hem zenci de diil kendisi:) armağanın dediği geldi aklıma, bana giderken ordan şey demişti, sanki sen o köprüüstündeki herifle takılcaksın gibi geliyo aşa hadi neyse demişti , işte benim arkadaşım, beni yeterince tanıyan bitanecik arkadaşım..
ve akşam ben köprüüstünde üç tane homeless(böylemi yazılır ondan da emin deilim ya hadi neyse)la birlikte içiyodum, iki zenci bi beyaz hepsi evsiz ve bağımlı ve aralarında bi dilay, bi türk kızı, korkusuz bi dilay, alkolün verdiği cesaretle kendini çok güçlü zanneden bi dilay..
sordum kendime neden diye, neden hep böyle, ben neden hep bu kaybedenlerin arasındayım yeterince kaybeden olmadığım halde, sonra bi zenci olduğuma karar verdim ama buna gelene kadar geçtiğim aşamaları anlatmak şuan çok zor.. ben nerden buluyorum bu adamları ya da onlar beni nası buluyo, paristeyim, bişeyler yapmaya, bi şekilde hayatımı kurmaya ve kurtarmaya çalışıyorum ama işte hep bunlar çıkıyo karşıma ve ben bugün burda hiç olmadığım kadar kendimdim, rahattım, olmak istediğim yerdeydim onlarlayken.. neyse ne demek istediğimi anlatamıyorum pek kafam yeterince güsel yine..

ve ben gerçekten hiç olmadığı kadar kendime döndüm burda.. çok normal aslında hayatımın hiç bi döneminde böyle yalnız olmamıştım.. hoşuma gidiyo diyemem ama hiç düşünmediğim kadar düşünüyorum kendimi ve bakıyorum kendime, kendimi güsel bile hissediyorum artık, çok akıllı olduğum ve de kimselerin bana layık olmadığı düşüncesi bile yeşermeye başladı içimde.. sınırdayım.. kalmakla gitmek arasında.. yaşamakla yaşamamak arasında.. yalnız olmakla kalabalığa karışmak arasında.. sınırdayım.. bi tarafa geçmekten korkuyorum çünkü biliyorum ben dönmem gittiğim yoldan.. ben ben ben.. işte durum bundan ibaret bu yalnızlığın içinde daha başka türlüsünü de bekleyemezdik heralde..

2 yorum:

incredo dedi ki...

Ben nasıl es geçmişim bu yazıyı beh vallaha çok beğendim Dilay bi zenciymiş meğer =) Araya sonradan katılan beyaz O'mu ?

bi dilay dedi ki...

O derken? yok o degil, o homeless degil muhendisti tanidigimda:)
yaziyi ben de yillardir okumamisim, komikmis:) ve ben hala ayni yerde miyim bana mi oyle geliyo onu kestiremedim:))